Ramazan
ayı bazı kurallara dikkat edildiğinde sağlık getiriyor. Oruç tutanların
şeker depoları azalıyor, kanlarındaki yağ oranı düşüyor, bağışıklık
sistemleri güçleniyor. Mideleri küçüldüğü için daha az yiyerek
doyduklarından, kilo bile veriyorlar.
Memorial Hastanesi İç
Hastalıkları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mesut Başak, orucun insan vücudunda
yaptığı değişimi anlattı. Orucun risklerinden kaçıp avantajlarından
yararlanmanın yollarını Doç. Dr. Mesut Başak'a sorduk...
Oruç tutmanın vücudumuz için yararları neler?
Oruç,
vücuttaki kan şekerinin normal seviyelerde tutularak, alt sınırlara
yaklaşması anlamına geliyor. Tıp dünyasının 'Metabolik sendrom' adını
verdiği ve kalp hastalıklarının ilk basamağı sayılan bir hastalık,
Ramazan ayı boyunca otomatik olarak bir tedavi sürecine girer.
Vücuttaki kan yağları azalır. Böylece organların yağlanması engellenir.
Kişinin yağ oranı düştüğü için oruç tutanlar şişmanlıktan korunur. Oruç
tutmak mide hacmini azaltır. Mide her geçen gün daha küçülerek, erken
doyma ve az yemeye alışabiliyor.
Oruç hormon dengemizi etkiliyor mu?
Oruç
döneminde aç kalma sonucunda insülin seviyesi düşüyor, bu da bazı
hormonların salgılanmasına neden oluyor. Kişiyi daha dinamik ve aktif
halde tutan adrenalin, oruç tutarken daha çok salgılanır. Gulukagon adı
verilen pankreastan salgılanan ve vücutta dinamizmi sağlayan hormon da
bu sırada daha çok salgılanır. Kortizon salgılanması da yine aynı
şekilde artış gösterir ve vücuttaki hücre fonksiyonlarının daha iyi
yürümesine neden olur. Vücut adeta kendini bakıma alır, kullanılmayan
hormonları kullanılır hale getirir. Karaciğer de, kanda düşen şekeri
artırmak amacıyla depolamış olduğu glikojeni kullanarak dinamizmi
sağlar. Bu da, psikolojik olarak büyük bir rahatlık verir.
Oruç tutarken bağışıklık sistemimizi nasıl korumalıyız?
Oruç
tutarken zararlı gıdalardan ve sigara, alkol gibi zararlı içeceklerden
uzak durulması bir avantaj. Aslında oruç, bağışıklık sistemini
canlandırmak için bir fırsattır. Ramazan'da aşırı egzersiz ve stresten
uzak durmak, uykuyu çok iyi almak ve yine vücudu çok yormamak için
aşırı miktarda yememek gerekiyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmek
için mutlaka sahura kalkmak gerekiyor. Sahura kalkarak, ertesi gün için
bol su almak çok önemli. C vitaminini bol almak gerekir. Turunçgiller,
portakal, limon ve soğan yemeklerde bol miktarda bulundurulmalı. Aşırı
yağlı gıdalardan kaçınmak gerekiyor. Akşam ya da sahur yemeklerinde
tatlı gıdalar birden alınmamalı. Çünkü bu 'Reyaktif Hipoglisemi'
dediğimiz, yemeklerden birkaç saat sonra ortaya çıkan kan şekeri
düşmesine neden olabilir. Kan şekeri düşmesi; halsizlik, yorgunluk
yapabilir.
Oruç tutmaması gerekenler kimler?
Şeker
hastaları, insülin ve hap kullananlar kesinlikle oruç tutmamalı. Diyet
yaparak şekerini normal halde tutabilen, yaşlı olmayan ve başka bir
hastalığı bulunmayan kişiler oruç tutabilir. Böbrek yetmezliği
olanların bol su içmeleri gerektiği için, bu kişiler de oruç tutmamalı.
Kalp yetmezliği olanlar, tansiyon hastaları, kanser hastaları veya
yaşlı kişiler de oruç tutmamalı.
İftarda neler yemeli?
Sıvıyı
bol almak çok önemlidir. Akşam ve sahurda mide aşırı şekilde
doldurulmamalıdır. Karbonhidrat ve yağlardan mümkün olduğunca az
alınmalı. Midenin üçte birini mutlaka su ile doldurmak, üçte birini
gıda ile doldurmak üçte birini de boş bırakmak, özellikle Ramazan için
çok önemlidir. İftarı önce su ile açıp, ardından da bir kâse çorba
içilmeli. Bu sırada sofradan kalkıp, on dakika dolaşıp sonra tekrar
yemeğe dönülmeli. Ardından yemek yenebilir ama yağsız bir yemek olması
çok önemlidir. Karbonhidrattan ve yağdan fakir sebze yemeği tercih
edilebilir. Ardından az miktarda tatlı yenebilir. Yemeği mümkün
olduğunca uzatıp, yemek aralarında bol bol su içmek gerekir. En sonunda
bir meyve yemek oldukça faydalıdır. Yemekten sonra sahura kadar sıvı
gıdalar tercih edilmeli. Son yemek yatmadan üç saat önce yenmelidir.
Sahurda ise, daha çok sıvı gıdalara yönelik beslenmek, çorba içmek
önemlidir.
Oruç tutarken baş ağrısından nasıl kurtulabiliriz?
Bu
durum yeni beslenme düzenine uyumla ilgilidir. Her günkü rutinin dışına
çıkmak ilk günler sıkıntı yapabilir. Vücuttaki kan şekerinin düşmesi,
suyun azalması, baş ağrılarına neden olabilir. Birkaç gün sonra vücut
yeni düzenine alışır.
Hangi şikâyetler görülürse oruç tutma bırakılmalı?
Halsizlik,
bulantı, kusma, baş dönmesi, denge bozukluğu görülürse, soğuk terleme,
göğüs ağrısı, şiddetli baş ağrısı oluyorsa, böyle kişilerin oruç
tutmamasında fayda var. Ayrıca, aşırı zayıf olan kişilere oruç
önermiyoruz. Yaş olarak anatomik yaş önemlidir. 65 veya 70'in üzerinde
olanlar oruç tutmamalıdır.